link Within

lezzetli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
lezzetli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ocak 2010 Pazar

TEPSİ ÖRTÜLERİ VE SUNUM

Tepsi örtülerini severim. Büyük, küçük fark etmez. Sunumun tüm havasını değiştirdiğini, sıcaklık ve özen duygusu kattığını düşünüyorum. Evde kullandığım birkaç tepsi örtüsünü ve eski bir oda takımı parçasını sizinle paylaşıyorum. Eskiden oda takımı parçasıydı ama şimdi tepsi örtüsü oluyor ( zaman zaman. :)) )......
Bu balıklı örtüyü daha önce de yayınlamışım sanırım. Yükledikten sonra anımsadım. Silmeye kıyamadım ama..
Bir şöyle sunmak var kahveyi ya da çayı; bir de aşağıdaki gibi sunmak var değil mi?
Havası nasıl da değişiyor sunumun. Bence lezzeti de değişiyor sunulanın....Sohbetin havası da....
Flaş çok patlamış ama annemin ördüğü bu tepsi örtüm içlerinde en çok sevdiğimdir. Yıllardır da kullanırım. Yakından örneği böyle....

28 Kasım 2009 Cumartesi

BAYRAM KAHVESİ.....

Türk kahvesinin yeri her zaman başkadır. O özel sohbetlerin, özel ağırlamaların, özel anların içeceğidir. Ayaküstü, bir iş yaparken içilecek cinsten kahvelerden değildir. Ona zaman ayırmak gerekir. Yapılışı da ayrı incelik gerektirir, içilişi de.....Ben yapmayı da içmeyi de çok severim. Ama bazı olmazsa olmazları vardır.
Sözgelimi güzel bir tepside ve tertemiz fincanlarla sunulmalıdır.Bir de ;bakır cezvede yapılırsa ,daha bol köpüğü olur. Kahvesinde cimrilik etmemelidir. Ama çamura da kesmemelidir kahveyi. Tam kıvamında. Şekeri size kalmış. Ayrıca; kahvenin alası kısık ateşte, uzun uzun yapılanıdır. Soğuk suya kahve ve şeker atıldıktan sonra ateşe konulmadan iyice karıştırılır. Ateşe koyduktan sonra bir daha karıştırılmaz asla. Köpüğü kaçar sonra...... İlk kabarma hareketinde, birden fazla fincan varsa, biraz biraz fincanlara bu köpük pay edilir. Sonra tekrar ateşe konulur ve iyice kaynaması beklenir. Kaynayınca tekrar o köpüklerin üstüne ağır ağır boşaltılır. Fincanlar önceden sıcak suyla çalkalanarak biraz ısıtılırsa, kahve hemen soğumaz ve daha lezzetli olur. Soğuk fincana dökülürse , şekeri kristalleşme eğilimine girer ve tadı kaçar mübareğin. ....
Ağzınızın tadı hiç kaçmasın......

13 Eylül 2009 Pazar

MANTI


Eski ve çok sevdiğim bir öğrencim , oğlumun da iyi arkadaşı benim tatlı kızım Tuğçe'nin mantısının fotoğrafı bu. Tuğçe bir gün eve gitmiş ve bir çırpıda bu güzelim mantıları yapıvermiş. Ellerine sağlık harikaydı. Tarifine gelinceeee:

Malzemeler: Hamur için:Yarım kg. un,1 yumurta,tuz ve su.

İçi için:250 gr. kıyma,soğan, tuz ve baharatlar

Sos için :Domates,yağ, tuz, baharat, sarımsak ve yoğurt

Yapılışı: Kıymanın içine soğan ince ince doğranır,tuz ve isteğe göre baharatlar katılır ve mantıların içine konulmak üzere bekletilir. Bir yanda da su, yumurta,tuz ve un karıştırılır. Sertçe bir hamur yapılır. İsteğe göre ama benim tercihim ,2-3 mm. kalınlığında hamurlar açılır.Hamur boyuna ve enine olmak üzere düzgünce küçük küçük karelere bölünerek kesilir. Karelerin ortasına birer tutam iç kıyma konur.Sonra da hamurlar kapatılır. Hamur sert olduğu için açılması zordur. Ama pişirirken rahat edersiniz.Bir tencerede kaynayan suya atılarak pişirilir. Önerim; yapışmaması için pişirirken suyuna sıvıyağ dökmeniz birazcık. Bir başka önerim de hamurun kokmaması ve lezzetli olması için bir tatlı kaşığı kadar sirke katılması. Tuzunu pişmeye yakın katabilirsiniz.Sosu için domates rendesi, domates salçası, biber salçası,sadece biber gibi tercihlerden birini kullanmak mümkün. Bunlar yağda hafifçe kızdırılır, az su ilavesi ile istenilen baharatlarla tatlandırılarak tamamlanır.Tabağa alınan mantıların üzerine sarımsaklı yoğurt konduktan sonra üstü de sos ve nane ile süslenir. Afiyet olsun. ....